Karşılıklı Aşk ve Mutlu İlişkiye Kavuşmak -3

17 Kasım 2020

Sevgili Dostlarım,

Hepinize Merhaba. Karşılıklı aşk ile evlenebilmek, ya da ilişkimi hem aşk dolu hem de güvenli şekilde yaşayabilmek için, nasıl bir gelişim göstermeliyim sorusunun cevabını araştırıyoruz. Ve pek çok kitaptan, bilimsel araştırmalardan, felsefeden yola çıkarak, çakralar bazında nasıl gelişim sağlayabileceğimizi anlatmaya devam ediyorum.

Bu konuya ilgili, eğer hala okumamışsanız, 1. Ve 2. yazılarımı da okumuş olursanız, konuyu daha iyi ve derinden kavrayacaksınız.

Okumak isteyenler başlıkların üzerine tıklayarak yazılarıma ulaşabilir.

Karşılıklı aşk ve mutlu ilişkiye kavuşmak – 1

Karşılıklı aşk ve mutlu ilişkiye kavuşmak – 2

TURUNCU (SAKRAL) ÇAKRA VE SINAVLARI

Turuncu çakra, pek çoğumuzun zannettiği gibi sadece cinsellik üzerine ders vermez. Ana konusu KENDİNİ SEVMEK’tir. Kendini nasıl ifade ettiğin çok önemlidir. Kendini bir ilişkide ne derece değerli bulduğundur. Ne derece bir ilişkide değer görebildiğinle alakalıdır.

Eğer gerçek sevgiyi, yani İlahi Sevgiyi hayatımıza adapte edemezsek, turuncu çakranın marifetleri ve sınavlarından asla mezun olamayacağız. İlahi Sevgi derken, Allah’ı sevmek ve kendimi kısıtlamaktan bahsetmiyorum. Ne yazık ki bu o kadar da basit bir şey değil. O beni geriye düşürür, yeniden kırmızı yani kök çakranın bloklanmasına sebep olur.

İlahi sevgi demek, kendimi özgür bırakmak, ÖZ’ümün, kalbimin sesini dinlemek, kim ne derse desin, kendimi, duygularımı tam olarak ifade edebilmek demektir. Aynı şekilde, başkalarına da aynı özgürlüğü tanıyabilmektir.

Eğer ben kendime bu özgürlüğü tanımıyorsam, beni her daim kısıtlayacak ve bu kısıtlamayı da marifetmiş gibi SEVGİ kisvesi altında yapacak pek çok erkeği ya da kadını hayatıma çekeceğim demektir. Ve bu okulun sınavı henüz başlıyordur.

İLİŞKİDE GÜÇ SAVAŞLARI

Güç nedir? Sevgi vermek, sevgi alabilmek güçtür. Kabul verebilmek, affetmek, şefkat gösterebilmek güçtür. İnsanlara etik kurallarla davranmak, cömert olmak, iyilik ve doğruluktan şaşmamak hakiki güçtür.

Ancak biz turuncu çakra sınıfındayken, kabul veremediğim, affedemediğim, şefkat duyamadığım, sevgi alamadığım yerlerde, o kişilere ve ilişkime KONTROL EDEREK, MANİPÜLE EDEREK hakimiyet kurmay çabalarım.

Bu kontrolü bırak dediğimde kolayca bırakamadığınızı görürsünüz. Son derece yakıcı ve acı vericidir kontrolü bırakmak. Ancak bu sınavı geçebilmek için, yani bu şekilde affedici olabilmek için, ilk önce KENDİMİ SEVMEM gerekiyor. Yoksa kendimi sevmeden başka birini affedersem, kendimi buna zorlarsam, EZİK hale gelirim. Ve bu da beni geriye iter. Sınıfta kalmama sebep olur. Bu yüzden, her terapistin, her rehberin size olur olmaz şekilde affet affet naraları atmasına izin vermeden önce, kendimi yeterince seviyor muyum sorusunu sorun. Cevap hayır ise, affetmeden önce, ona ceza vermeyi durdurmak yeterlidir.

Ona ceza vermek yerine, sadece kendini sevmek için;

  1. Sınır çizmek, hayır demek, tavizlerini kesmek
  2. Kendini ve hata olarak gördüklerini affetmek
  3. Eksik ve yetersiz gördüğün yerlerini olduğu gibi kabul ederek, eksik değil geliştirilebilecek yön olarak tesbit etmek. Üzerinde çalışmak
  4. Duygularına kabul vermek. Onları doğru ve nötr şekilde ifade edebilmek
  5. Duygularını göstermek. (Burada öfkeni, nefretini kurmandan bahsetmiyoruz. Küsmenden de… Sadece nelerin seni rahatsız ettiğini ve nasıl bir değişimin sana iyi geleceğini söyleyebilmenden bahsediyoruz.)
  6. İlk önce kendine şefkat göstermek
  7. Kendini yargılamayı bırakmak

Tüm bunları bırakabilmen için, konvansiyonel terapi teknikleri çok da yararlı olmuyor. Yani sadece analitik zihninle bunları aşman mümkün değil. Çünkü beyninde zaten oluşmuş ve bu duygu ve düşünceleri tekrar tekrar düşünüp hissetmene sebep olan nörolojik ağları silmen gerek. Onları silebilmek için, hormonların ve duygularını belirleyen beden merkezlerinin temizlenmesi gerek. Bunun için de analitik zihin yetmiyor. Neyin neden olduğunu bilmek yetmiyor. Çok daha kapsamlı çalışmalısın.

Duygular, düşüncelerden 8 misli daha kuvvetlidir.

Yargı, düşünce ve duygunun birleşmesi ile oluşur. Yargı çok daha kuvvetlidir.

Bu alanda,

  1. Duygu Sökümü ve Tohumlama
  2. 21 Günde Duygu ve Düşünce Arınması
  3. Kilit Taşına İnerek Acı ve Yargıları Yakmak

Yöntemlerini kullanmak çok etkilidir.

VÜCUDUNU SEVMEYENLER. KİLOSUNDAN VE GÖRÜNTÜSÜNDEN UTANANLAR

İşte size bir turuncu çakra sınavı daha. Her şeyin, yani tüm beğeninin sadece görüntü ile alakalı olduğuna inanmak. Bedensel kusurları çok büyütmek.

Neden bu olur? Elbette ki çocukluktan itibaren cinsel enerjinin, seks dürtümüzün reklamlarda, çok satış yapmak için, yemek satmak için, ya da hipnoz yapmak için kullanılmasından kaynaklanıyor. Sanki hep mükemmel bedenler beğenilirmiş gibi bir algı oluşturuluyor. Çok ince, sıfır beden, 1.80 boy, 90-60-90 ölçüleri mükemmelmiş sanılıyor.

Neden buna bu kadar kolay inanıyoruz?

Çünkü KIRMIZI ÇAKRA sınavlarından geliyoruz. O çakradaki insanlar, sadece görüntüyle, bir memeyle, bir popoyla uyarılıyorlardı. Ve biz en iyisinin de iyisi olduğunu unutuyoruz. Dolayısıyla buradaki hırsımız, sanki bize aradığımız aşkı getirecekmiş gibi telaşlanıyoruz.

Oysaki, o sadece seks dürtüsüyle bize kısa vadede gelen birisini sağlar. Bir ilişki peşindeyiz.

Turuncu çakra sırasında ise, yaşadığımız ilişkilerde kendimizi düşün ve değersiz hissetmek yüzünden bu kez de bize bunu aynalayan, bize kötü davranan partnerleri çekeriz. Daha önemlisi, biz kendimize acımasızca davranırız.

KORKUNÇ DİYET PROGRAMLARI, YEMEK BOZUKLUKLARI, ŞEKER VEYA KARBONHİDRAT BAĞIMLILIĞI gibi konular, bu çakranın alanına girerler. Elbette bununla bitmez. ESTETİK AMELİYATLAR, MÜDAHALELER, BURNU, DUDAKLARI DEĞİŞTİRMEK yine bu alanın konusudur.

Bunları yapmak ne sonuç yaşatır? Turuncu çakramız blokajlı kalır.

Bize bağlanmayacak, ya da aldatacak, çok eşli, ya da domine edecek, aşırı kıskanç, ya da bağ kurmayan, manipüle edecek ilişki modelleri çekmeye devam ederiz. Ve yemek stilimizin ya da estetik merakımızın bu konuyla ilişkisinden haberdar bile olmayız.

İNSANLARI SEVMEK

Bu sınavları geçebilmek sadece düşünmekle olmuyor. Yani tutup arkadaşlarına söylev çeken, “Kendinizi sevin. Ben artık seviyorum.” derken, gizlice estetik ameliyatlar olan, vahşi rejimlerle acı çeken kişiler, “Ben insanları seviyorum. Kalbimde öyle çok sevgi var ki” derken, kızdıklarına, kendisine zarar verdiğini ya da menfaatlerine uygun davranmayan, örneğin ilişkide bağlanmamayı tercih eden birine kızarak, ceza vermeye kalkışanlar, sizler henüz düşünsel dönemdesiniz. Henüz sınavı geçemezsiniz.

MANİPÜLASYON, DOMİNE ETMEK

Bu tip ilişkilerde, kişiler genelde birbirlerini aldatmaya eğilimli olurlar. Seks hayatları artık düzene girebilir. Bir süreklilik ve ilişki yaşanabilir. Ancak bu ilişkilerin ne derece sağlıklı olduğuna bir bakalım.

  1. Birisi diğerini kendi menfaati için manipüle ediyorsa
  2. Birisi diğerini ilişkiden çıkar ya da aldatır diye düşünerek kısıtlıyorsa,
  3. Kıskançlık varsa,
  4. Takip ve dedektiflik yapıyorsa,
  5. Beyaz yalanlara başvuruyorsa
  6. Güçler savaşıyorsa (duygularla manipüle etmek, sertlikle korkutarak manipüle etmek)

TEHDİTLER, ŞANTAJLAR, DUYGUSAL ŞİDDET, DUYGUSAL ŞANTAJ, bu çakranın sınavlarıdır. Tehdit eden, mafyavari erkekler çekiyorsan, ya da duygusal şantaj yapan, hastayım, sensiz yapamam, intihar ederim diye partnerini korkutarak, vicdan azabı çektirerek istediklerini yaptıran birisini hayatında tutuyorsan, bu şantajlara boyun eğiyorsan, bu alanda çalışman gerekiyor.

Çünkü önce kendini sevmelisin.

GÜVENLİ ALAN

İşte turuncu çakranın da sarı çakranın da temsil ettiği yer: Konfor alanımız. Eğer bir ilişkinin yanlış olduğunu bilsen dahi konfor alanından çıkamıyorsan, turuncu çakranda blokaj var demektir. Turuncu çakra, senin kendi rahminden ya da kendi (erkeksen) dişi gücünden BEREKET yaratman gerekiyor demektir.

Bu, senin partnerinden para almayacağını da göstermez. Ancak, kendi paranı kazanma, rahim gücünü eline almak üzerine usta olamazsan, güvenli alanından asla çıkamazsın. Öz saygını kazanamazsın. Başkalarından ve sevdiklerinden saygı ve sevgi ve ilgi alamazsın.

Ne yazık ki, kurban rolü ile değil, kendi öz gücümüzle ve kendimiz için adım atabilecek dirayette isek o güçle istediklerimizi elde edebiliriz.

Bu çakrada çalışanların öğrenmeleri gereken şey budur.

DUYGULAR

  1. Duyguları manipülasyon aracı olarak kullanmak
  2. Dürtüsel davranmak. Öfkeye yenik düşmek
  3. Suçluluk ve utanç yüzünden küsmek ve kapanmak. Kendini bastırmak. saklanmak
  4. Görünmekten korkmak. Bedeni sabote etmek

Bu çakranın konusudur. Duyguları turuncu çakranın vibrasyon yani titreşim seviyesine hapsetmiş oluruz. Böylelikle, genel ruh durumumuz hiçbir zaman çok neşeli, çok canlı, çok huzurlu ve mutlu olamaz, kalamaz. Uzun süremez. Çünkü voltaj çok yüksek gelecek ve hemen arkasından büyük bir öfke nöbetine ya da depresif hale gireceğiz demektir.

SEKS VE SINAVLARI (TURUNCU ÇAKRA)

Hala dünya, İlahi Güç, ve evren tarafından yüksek bir ışıltı ve vibrasyon yayarak, tanınmak, görülmek ve korunmak istiyor muyuz? Yani kötülüklerden muaf olmayı, kaftanımızı giymeyi istiyor muyuz?

Öyleyse, seks ve cinsel enerjinin de doğru kullanımına hazır olun.

Turuncu çakramızın blokajsız olarak dengeye gelmesini istiyoruz. Çünkü kaftanımızı giyebilmek için cinsel enerjimizin kök çakradan kalp çakrasına kadar sorunsuz şekilde yükselmesi gerekiyor.

TURUNCU ÇAKRA CİNSELLİK SORUNLARI

  1. Sekste bazı şeyleri yapmaya zorlanmak
  2. Yapmazsak alay edilmek, baskılanmak, duygusal tehdit ve şantaja maruz kalmak
  3. Performans baskısı hissetmek ya da hissettirmek
  4. Duygusal ve cinsel taciz
  5. Sekse hayır dersem frijit, evet dersem orospu olurum korkusu
  6. Bedenin alay konusu olması
  7. Savaşır gibi seks yapmak
  8. Stratejik olarak cinselliği kullanmak
  9. Evlilik içindeki taciz ve tecavüzler
  10. Kadının erkeği tatmin etmeye çalışması
  11. Pornografik sevişme modelleri
  12. Tüm sert seks ve duygusuz birleşme modelleri
  13. Sadece performansı düşünmek
  14. Haz vermeye değil sadece kendi hazzına odaklı kalmak

TURUNCU ÇAKRA İLİŞKİ SORUNLARI

  1. İlişki yaşayacak gibi birlikte olmak ve ortadan kaybolmak
  2. Fazladan beklentiye girmek
  3. Belirli bir kişiyle birlikte olmak için ısrarcı olmak.
  4. Bir partnerden cinsel hazzı aldıktan sonra başka partnerler aramak
  5. Hazzı sürekli maksimize etmek için farklı partnerlere giderek bağ kurmaktan kaçınmak
  6. Aldatmalar
  7. Güçler savaşı

NEDEN ERKEKLER ÇOK EŞLİ OLUR VE HAZ ODAKLI OLUR?

Çoğunlukla çok eşli olmanın, çapkınlığın ardında nefret, öfke ve korku gizlidir. İlahi dişil enerji, çoğu erkeği korkutur. Çünkü ona tanıtılmamış ve öğretilmemiştir. Dahası, kendi gücü olan ilahi eril olmayı da öğretmemişlerdir.

Turuncu çakrasında bloklanmış erkekler, kadının içindeki Tanrıça’ya yanaşmak istemezler. Ondan korkarlar. Tanrıça, bir kadının dişil enerjisini en ilahi biçimde kullanabilme yeteneği demektir. Yani bunu kullanmayı başarmış, ama ilahi bir biçimde iyilik doğruluk vicdan prensipleri ile kullanabilenler, Tanrıça diye adlandırılabilirler.

Turuncu çakrası blokajlı erkekler bu kadından korkarlar. Bu onların kendi cinsellikleriyle başa çıkamadıklarının ifadesidir. Duygusal anlamda olgunlaşmamışlardır. Ve olgunlaşmamış duygular, onları bu kadına karşı uyarır. Bu, onların bu harika Tanrıçaların besleyen ilahi dişil enerjinin nimetlerinden faydalanmaktan alıkoyar.

Bu tip erkekler anne enerjisi ile de barışık değillerdir. Ya aşırı kopuk ya da bağımlı ama ihtimalleri yüksektir.

KORKU, İLİŞKİ ÇAKRASINI TIKAYAN EN ÖNEMLİ DUYGUDUR

Erkek, evlenmeden önce, bir ilişkinin her türlü, korku ve yargısından cesaretle geçerek onları yakmış olmalıdır. İyi ve başarılı bir evliliği ancak bu sayede yürütebilir. Aksi halde, onlarla evlenen kadınlar, onlara annelik yapmak zorunda kalacaklardır.

Eğer bunu başarırlarsa,

  1. Tanrıçayı mutlu ve huzurlu tutabilirler.
  2. Liderlik vasfını sevgi ve şefkatle yürütebilirler

Eğer başaramamışsa ve yine de yönetici konumundaysa

  1. Kadını sessiz ve pasif tutmak isteyecektir
  2. Ona hükmetmek isteyecektir
  3. Kadınlara içten içe öfke besleyecektir
  4. Otoritesini sertlikle besleyecek, şefkatsiz olacaktır

TURUNCU ERKEKLER

Kadınları anne gibi görmeye eğilim duyarlar. Yani, anneleri onlar için iyi kadın figürüdür. Bu yüzden, bakire ve anne kadın ararlar. Ancak onlarla seks yapamazlar. Diğer her türlü kadın ise onlar için seks objesi olur. Onların saygı hak etmediğine inanırlar. Bu yüzden de seks istedikleri kadınlara kalplerini açmak istemezler.

TURUNCU KADINLAR

Erkekleri kontrol etmeye, manipüle etmeye çabalayanlardır. Güzellikleri ile, cinsel güçleri ya da duygularıyla onlara şantaj yaparlar. Ve evlilik tuzağına düşürmek isterler. Yani ana amaçları sadece evlenmektir. Bu tip kadınlar içgüdüsel olarak sadece alfa erkeklerine çekilirler.

Erkeklerin anneleriyle, kızların babalarıyla toksik bir ilişkisi de olabilir. Yani gizli bir hayranlık ya da bağımlılık geliştirerek, gerçek kadınını ya da gerçek erkeğini arka plana itebilirler.

CİNSEL PROBLEMLER

Bu tip ilişkilerde, ne yazık ki, kadınlar cinsellikten haz almakta zorlanırlar. Hatta cinselliğe karşı bir öfke ve iğrenme geliştirmeye başlarlar. Ve bunun farkında olamazlar.

Cinselliği yargılarlar. Aslında cinsel dürtülerimiz Allah’ın bize bahsettiği en güçlü enerjimizdir. Hayat enerjimizdir. Yaşama sevincimizdir. Ancak bu, hatalı şekilde kullanıldığı için, ilahi tarafı anlaşılamaz. Çünkü sevgi ve kalp eksiktir.

Bu yüzden de toplum ve dinler, sanki cinsellik kötüymiş ya da ayıp yasak ya da günahmış gibi bir öğreti sunarlar. Aslında orijinal öğretide, bunlar yasak değildir. Sadece blokajlı çakraların cinselliklerine dikkat çekilir ve burada olması gereken doğru kullanım biçimleri gösterilir.

Ancak bu blokajları nasıl açacağımızı ya da nasıl duygu ve yargılardan kurtulacağımızı söylemezler. Tam tersine, öğretenler ve uygulayıcıların da eksik bilgileri ve yaraları sonucunda, cinsellik ile ilgili öğretiler, çakralarımızın daha da bloklanmasına ve bu şekilde bizim hatalı ve hasarlı ilişkilerde hapsolmamıza sebebiyet verirler.

ÇIKIŞ KAPISI

Alt duygu ve yargıları temizlemek ve sonsuza dek dönüştürmek için

  1. Duygu Sökümü ve Tohumla
  2. 21 Günde Duygu ve Düşünce Arınması
  3. Kilit Taşına İnerek Acı ve Yargıları Yakmak

Yöntemlerini öneriyorum. Bunlar sizi ancak zaman içerisinde düzenli ve odaklı çalışabilirseniz, hayalinizdeki ilişkiye taşıyabilirler.

Sevgilerimle,
Seda DİKER