Karşılıklı Aşk ve Mutlu İlişkiye Kavuşmak – 6

22 Kasım 2020

Sevgili Dostlarım,

Hepinize Merhaba. Kalbinizin açılmaya başlaması sizler için son derece mucizevi bir hayat başlatır. Bunu öncelikle anlamak gerekir. Tüm dünyada, tüm dini öğretilerde, ve diğer ruhsal ve kişisel gelişim disiplinlerinde, kalbin önemi çok büyüktür. Sadece ilişkilerinizde değil, hayatın pek çok alanında mucizelerle karşılaşmaya başlayacaksınız.

Kalbin açılması ve belirli bir yüzdeye erişmesi, örneğin, kalbinizin minimum %51’inin İlahi Sevgiyle zorlama olmadaki huzursuzluk, kaygı ya da sıkıntı olmaksızın açık olması, size farklı ve güçlü bir VİBRASYON getirir. Vibrasyon, titreşim demektir. Daha önceki pek çok yazımda ve kitaplarımda da anlattığım gibi, Dr. David Hawkins gibi, HeartMath Institute gibi, ya da Dr. Joe Dispenza, Gregg Braden, Bruce Lipton gibi doktorların, bilim adamlarının araştırmalarının sonucuna göre, yüksek ve bize haz veren duyguların titreşimi çok hızlı, acı veren düşük duyguların titreşimleri ise çok yavaştır.

Yani biz, duygular ve beynimizden geçen olumsuz düşünceler, hayata bakış açımız, ya da bilinçaltımızda yer alan kilit taşları olan yargılarımızdan sorumluyuz. Onlar bizim tüm bedenimizdeki hormonları, atomlarımızdaki elektronların titreşme hızını, asidik ya da alkali ortam yaratmayı etkiler. Yani sağlığımızı, hayat kalitemizi hatta ömür uzunluğumuzu bile etkileyebilir.

KALP ÇAKRASI AÇIKSA, HANGİ MUCİZELERİ GETİRİR?
  1. Arınıp temizlendikçe, alt 3 çakradan blokajlar kalkar ve hayat enerjimiz, ya da cinsel enerjimiz kalbimize çıkar. İşte tam bu noktada, artık biz çok daha sevgi dolu ilişkileri, kişileri çekme yeteneğine sahip oluruz. Aniden bambaşka bir insan tipi olanlarla buluşuruz. Onlar sevmesini, şefkati bilen, merhametli, tek eşli yaşayabilen insanlardır. Vicdanlı, özü sözü bir, sorumluluk alabilen, ölüm korusunu yendiği için sevmekten ve duygularından korkmayan, kadınlarla erkeklerle savaşmayan kişilere görünmeye başlarız. Biz de onları görmeye onlara denk gelmeye başlarız.
  2. Bir başka mucizevi sonuç, bu vibrasyona çıkabilen herkes, etrafa ona göre bir ışık yaymaya başlar. Bu ışığı hem dünya, hem doğa, hem hayvanlar, hem Rabb’iniz, hem de varsa tüm evrendeki uzaylılar dahil okuyabilir. Onlara görünür olur. Evrenin dili o ışıktır. Dolayısıyla, sizin ışığınızı gören dünya, doğa, Rabb’iniz sizi koruma altına almaya başlar. Dünyadaki tüm tehlikelere karşı doğal bir korunmaya alınırsınız.
  3. Bu tip insanlar, sizin uzaktan görüp de “Ne kadar iyi bir insan ama yine de korunmuyor. Her şey başına gelebiliyor” dediğiniz insanlar DEĞİLLER. O tip insanlar, emin olun ki, hala bilinçaltlarında suçluluk, utanç, korku taşıyorlar ve iyilik yaparken bile kendilerini sevmeyi unutabiliyorlar. Suçluluk, utanç korku gibi duygular ne yazık ki toksik ve titreşim hızı çok düşük, çok yavaş olanlardır. Kafanızdaki yargı ve inanç kalıplarını bir kenara bırakarak bilimsel ve düz baktığınızda, bu duyguları taşıyan birinin vicdani olmadığını, asıl vicdanın, ilahi sevgi olduğunu fark edebilirsiniz. Zaten evreni, Allah’ı, doğayı, hayvanları frekans ve titreşim hızınız ve iç duygularınız açısından kandıramazsınız.
KALP ÇAKRASI AÇIK VE DENGEDE OLANLARIN İLİŞKİ MODELLERİ NASILDIR?

Dünyada bu tip insanların sayısı azdır. Ancak var mıdır?

Evet, vardır.

Varlar.

Ancak siz orada değilseniz, size görünmeyecekler. Yani rastlamayacaksınız, bilmeyeceksiniz. Işıklarına çekilmeyeceksiniz. Onlar da size çekilmeyecekler.

Siz kendinizi geliştirir de kalbinizi açarsanız, emin olun ki, size karşılık gelen birisi muhakkak olacaktır.

Bu tip çiftler, birbirlerini özgür bırakırlar. Ancak bağlıdırlar. Hiç kimse kimseye kısıtlama getirmez. Kıskanmaz. Ancak zaten gerek yoktur, çünkü doğal olarak birbirlerine ait hissederler. Güven duygusu çok yüksektir. Ve bu güveni kimse kötüye kullanmaz. Çünkü o tip arızaları ancak alt 3 çakranın seviyesindekiler taşır.

Birbirlerini çok güzel severler. İçinde saygı, takdir, görülmek, görmek, şefkat, merhamet, sadakat, ama aynı zamanda da tutku, arzu, şehvet, çekim de vardır.

Bu tip ilişkiler çok uzun ömürlü olabilir. Kendiliğinden neşeli, huzurlu, coşkulu, hayat enerjisi yüksek kişilerdir bunlar. Bu yüzden de ilişkiyi o düzeyde yaşatırlar. Birisi diğerine duygusal olarak yük olmaz çünkü her ikisi de mutlu ve coşkuludur.

Bu tip kişiler korundukları için, işler yaver gider. Hayatta test edildikleri alanlar sınırlıdır artık. Daha kolay yüzeye çıkarlar. Daha kolay teslim olurlar. Daha çok iman ederler. Daha güzel eğlenirler. Ve eğlendirirler. Bu tip kişilerin etraflarında hep kalabalıkları, insanlar olur. Çünkü onlar çok yüksek hayat enerjisi taşırlar eve onların etrafında olmak bile bazılarına şifa gibi gelebilir.

Bu çiftler, birlikteyken başkalarına da şifa verebilirler. Neşe kaynağı olurlar. Bereketleri boldur ve cömerttirler. Birbirlerini ruhsal olarak hatırlarlar. Birbirlerinin ruhsal derslerini görebilirler. İnsanları okuyabildikleri gibi, birbirlerinin de enerjilerini okuyarak, neredeyse telepatik olarak anlaşmaya başlarlar.

CİNSELLİK 4. (YEŞİL) ÇAKRADAN NASIL OLUR?

Sevişmek, gözlerin birbiriyle temasında başlar. O yüksek enerji birbirlerine geçer. Transfer olur, döner. Sonsuzluk işareti şeklinde seyahat ederek yeniden sahibine döner. Çok uzun ön sevişme, çok uzun sevgi sözcükleri, dokunma, okşama olur. Bu kişliler için sözsüz iletişim de çok yüksek olduğu için, bedenlerin birleşmesi akla en son gelen şey olacaktır. İlk önce uzun uzun sevgi transferi yaşanır. Bunun için özel bir şey yapmazlar. O enerji otomatik olarak hareket eder.

Artık sevişirken kullanılan kelimeler kişiye özeldir. Orada küfürlü konuşmalar biter. Erkek, kadına hizmet eder. Bu ne demektir?

Alt 3 çakranın sevişme biçimine bir göz atalım. Hem kadın hem de erkek, haz alabilmek için bir hedefe odaklıdır. O hedef, boşalmaktır. Ancak boşalmak, üremek amaçlı bir eylemdir. Erkeğin beden yapısında, kendi cinsel organından çok yüksek haz alma potansiyeli vardır. Böyle yaratıldığı için, erkek, cinsel bir uyarıyı doğrudan cinsel organından aldığında, farklı başka bir şey düşünemez ve odağını kaybetme riski vardır. Yani, çoğunlukla erkeğin aşması gereken bir durumdur bu. Erkek, cinsel organını düşünmeden kadınına haz verebilmeyi, oyundan heyecandan düşmeden, haz alırken haz verebilmeyi başarmalıdır.

Ancak, kadının bedeni sadece cinsel organdan aynı yükseklikte haz almaya programlı değildir. Onun eşdeğer hazzı, G noktası ile başlar. Ve daha yüksek beden orgazmlarına çıkabilmeyi içsel olarak arzular. Ancak kadınlara toplumda cinsel eğitim bu şekilde verilemediği için, ne aradıklarını bilemezler. Erkeğe haz vererek alkış almayı tercih edebilirler.

Oysa ki, erkeğe haz vermemek, alt 3 çakra dönemidir ve cinselliğin birleşmelerin kısa sürmesine, daha kısa sürede etkisinin dağılmasına, kıymetli ve gençleştirici hayat enerjisinin bedenden atılmasına sebep olur.

ÜST 3 ÇAKRADA durum tam tersinedir. Yani kadın artık erkeğe doğrudan haz vermeye devam etmez. Çünkü erkeğin, hazzı bedenin üst kısımlarından almayı öğrenerek konsantrasyonunu, cinsel enerjisini elifiz bezine taşımaya, kalbine taşımaya ve böylelikle mucizevi titreşimli ışığı yakmasını ve yakılı tutmasını sağlaması gereklidir.

İşte bu noktada, kişiler herhangi bir öğreti almadan da yüksek bir sevgi taşıyorlarsa, bu enerji hareketi ve girdabına girerler. Ancak yan etki olarak, eğer alt 3 çakra temiz değilse, oradaki dersler, sınavlar, sıkıntılar hayat tecrübesi ve duygu olarak başlarına gelmeye başlar.

Bu yüzden, kadın ve erkeğe, ergenliği aşar aşmaz, bu tip bir cinsel eğitimin verilmesi, başların neyin geldiğini anlayabilmeleri, hayat tecrübelerine bakarak ne yaşadıklarını anlayabilmelerini sağlamak için çok önemlidir.

Bundan sonraki aşamaları, takip eden yazılarımda bulabilirsiniz.

Yazı serisinin bundan önceki 5 yazısına aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

Sevgilerimle,
Seda DİKER